Print Shortlink

İNSANLIĞIN HAFIZASINI SİLMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR

2012 Nisan 24

İnsan ve fiziki alan kaybı haricinde, kültür eserleri yönünden de büyük kayba uğradık. Bu da, soykırımın türk yönetimlerinin planlanmış bir ciddi siyasetin varlığına tanıklık ediyor. Zaten öyle olmasa milyonlarca insanın sürülmesi ve öldürülmesi mümkün olmazdı.

1890’larda Sultan Hamit dönemi kırımlarını, 1915’te Genç türkler devam ettirdiler. Burada sadece insan değil, büyük ölçüde maddi kültür değeri kaybı da söz konusudur. Sadece, 1894-1896 kırımları esnasında, tahrip edilen veya camiye dönüştürülen 568 kilise mevcuttur. Mağakya Ormanyan’ın verilerine göre, “1894-1896 kırımları esnasında, el verilmedik bir tek manastır ve kilise kalmamış veya camiye dönüştürülmüşler.”

Ermeni kültür değerlerinin, daha önceki zamanlarda da yokedilmesine dair veriler bulunmakta. 1896 kayıtlarından anladığımız kadarıyla, müslüman yağmacıların ilk hedefi Ermeni kiliseleri, okullar ve kütüphaneler olmuş. Van Varaka, Narega, Kırmızılı, Az. Krikor Lusavoriç, Medzopa, Ankğın Az. Meryem Ana manastırları yanmış veya talan edilmiş, Ağtamar Az. Haç kilise hazinesi tamamıyla talan edilmiş. Sadece Narega ve Varaka manastırlarında talan edilen menkul ve gayrimenkul değerlerin kıymati o günkü değerle 1000 türk lirasını bulmuştur. Narega vankından talan edilenler arasında İsa’nın çarmıhından parçalar da bulunmaktaydı. Krikor Naregatsi’nin 10. yy.dan beri korunan ve kutsal bir adak yerine dönüşen mezarlığı tamamen tahrip edilip yokedilmiştir.

Fransız ordusu subayı R. Hyber’in (Batı Ermenistanı’nda, Ermeni ve rum kilise ve diğer kültür yapılarını incelemiştir) 1898’de oluşturduğu rapora göre, Batı Ermenistanı’nda 218 Ermeni manastırı ve 1740 kilise mevcuttur. 1904’te İstanbul’da yayımlanan resmi çizelgede, Osmanlı devleti sınırları dahilinde 228 Ermeni manastırı ve 1958 kilise yer almaktadır. Boğos Nubar ve Avedis Aharonyan tarafından 1919’da Paris’te imzalanan belgede ise, Türkiye sınırları dahilinde kısmen veya tamamen tahrip olmuş 83 piskoposluk konutu, 1860 kilise ve bazilika, 229 manastır gözükmektedir. K. Mesrob’un araştırmalarına göreyse, bütün Türkiye sathında, 210 manastır, 700 manastır benzeri kilise, 1639 semt kilisesi, toplam 2549 kilise ünitesi mevcuttur. Unutmadan söyleyelim ki, bu son çizelgede Ermeni katolik manastır ve kiliseleri yer almamaktadır. Ermeni protestanlarsa 310 kiliseye sahip olmıştur.

1974 tarihinde UNESCO’nun hazırladığı ve 913 yapının incelendiği liste, 464 yapının yokolduğunu, 252’sinin harabe ve 197’sinin yarı-ayakta durumda olduğunu göstermektedir.

Yokedilen değerler içerisinde, yeri doldurulamaz eserler de mevcuttur. Örneğin Sıvas Az. Nşan manastırının hazine dairesinin anahtarını bulamayan türk askerleri, dairenin demir kapısını kırıyor, buradan kilise taçlar, değerli elyazmaları, altın ve gümüş eşya, toplam 3000 parça ve 293 el yazmasını talan ediyorlar. Burada talan edilen nadide elyazmaları arasında, 10. yy’da Krikor Naregatsi’nin kendi elleriyle yazdığı “Nareg” de var. Muş Az. Garabet manastırından değerli taşlarla süslenmiş birçok nadide el yazması, Varaka manastırının papirüs üzerine yazılmış el yazmaları…veriler, o dönemde yokedilen elyazması ve eski kitabın 20.000’den çok olduğunu göstermektedir.

Tabii, kanıtlar o kadar çok ki, sadece adlarının anılması bile, binlerce sayfa tutar. Fakat sadece kanıtları saymak az olur.

 

Faktör 301

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.