Print Shortlink

Türkiye’deki Ermeni vatandaşlar için 19 Ocak, 24 Nisan olmaktadır!

19 Ocak 2007’de Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’i öldürdüler. Tam 5 yıl oldu! Bütün deliller iki-üç kişinin planlayıp işlediği bir cinayetle yetinmemize izin vermeyecek kadar açık.

5 yıldır Özel Yetkili Mahkemeler katillerin arkasındaki güçleri gizlemek için ne gerekiyorsa yaptı. Kamuoyu beklentisi, Dink ailesinin avukatlarının ısrarları, Türkiye Hükümetinin kararlılığı karşısında başarısız kaldı!

2012’in 17 Ocak günü, Dink davası karara bağlandı. Katiller aklandı, cinayetin arkasındaki güçler yok sayıldı. “Cinayette örgüt izine rastlanmamıştır” kararı verildi. Hemen her gün, birbirleriyle alakasız onlarca insanı örgüt üyeliğinden gözaltına alıp tutuklatan ve bu operasyonların arkasında olduğunu açıklayan hükümet, Dink davasında katillerin örgüt üyeliğinden beraat etmeleri karşısında “adaletin tecelli ettiğini” düşünmektedir.

Öte yandan yargılamada bir skandal da, 19 sanıklı davada bir sanık için hüküm verilmesinin ‘unutulmasıyla’ ortaya çıktı.

İşaret edenler de, tehdit edenler de, öldür diyenler de, pusu kurup erkete bekleyenler de bu işten yakayı sıyırdı.

Bu karar yeni katiller yaratmaya, yeni cinayetler işletmeye sevk eden, katilleri kahraman olarak ilan eden bir karardır.

Görüldü ki, 5 yıldır acımızla alay eden, savsaklayan ve adaletin tetikçilere verilecek cezayla sağlanacağına başından hükmetmiş bir mahkeme yaramıza merhem olmayacak. Korku ve nefret coğrafyasında büyüyen çocukların yaşamını kolaylaştırmayacak.

Hrant Dink davasında verilen kararı değerlendiren Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Bu dava önemli bir dava. Türkiye’de hukukun karşısında herkesin eşit olduğunu, yabancı şirketlere karşı da yabancı uyruklu insanlara da hep eşit davranmış bir ülke olduğumuzu göstermemiz lazım” dedi!

Gül, yukarda okuduğmuz pasajda zaten ayımcılğı yapmış…

Öte yandan “Kamuoyunda rahatsızlık var ama daha temyize gidecek. Kesin karar çıktığında yeni bir değerlendirme yapılır” diye ekledi.

Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan “Hrant Dink cinayetini aydınlatmak namus borcumuzdur” dedi.

Ömer Çelik de karara twitterde isyan etti.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise bir basın toplantısında kendisine Hrant davası kararı sonucu sorulması üzerine “Dava süreci bitmedi” demekle yetindi.

Bülent Arınç da davanın bitmediğine dikkat çekti, ancak “Karar vicdanları tatmin etmedi” dedi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner de mahkeme kararlarının duyarlı kamuoyunu şoka soktuğunu ve vicdanları sızlattığını belirterek, “Bu davanın akışında önümüze çıkan şey en somut haliyle Türkiye’de adalete olan inancın sarsılması, hukuk anlayışımızın zaaflarıdır” dedi.

Hırant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada veriler karar için Uluslararası Af Örgütü’nün yaptığı açıklamada, “Devletin ihlal ve ihmali görmezden gelindi ve cinayette rolü olanlar yargılanmadı” denildi.

Türkiye’de yarattığı öfke, dünya medyasında geniş biçimde yansıdı. Kararda bir örgüt varlığının reddedilmesinin şoke ettiğini belirten yabancı medyada “Dar kapsamlı karar eleştiriliyor”, “Türkiye’de yargı sistemi giderek daha çok mercek altına alınıyor”, “Hükümet, kapsamlı yargı reformu kararı sözünü henüz yerine getirmedi”,  “Geniş komplo meselesi hükümet için test idi”, “Adalet arayışına dayalı bir dava değildi” gibi yorumlar yapıldı.

– ABD Wall Street Journal gazetesi, dava ve mahkemenin kararına yönelik eleştirilere vurgu yaptığı haberinde Dink ailesi ve avukatlarının davanın “yeni kritik kanıtlar” dikkate alınmadan sonuçlandırılmasından hayat kırıklığına uğradıklarını kaydetti.

“Türkiye’nin yargı sistemi, giderek yurt içinde ve dışında daha çok mercek altına alınıyor” görüşünü dile getirdi.

– “Karar, öfkeyi alevlendirdi” başlığını kullanan New York Times, kararın açıklanması ardından mahkeme salonunda yaşanan arbedeyi de yansıttı.

ABD’li Time dergisi, internet sayfasında yansıttığı haberde daha büyük bir komplo varlığı iddiasının mahkeme tarafından reddedildiğine dikkat çekti.

İngiliz yayın kuruluşu BBC ise, mahkemenin kararına yönelik öfke ve protestolara dikkat çektiği haberinde Dink’in taraftarlarının devlet yetkilileri ve polisin cinayete karıştıklarına işaret eden kanıtlar bulduklarını ancak bu yetkililer hakkında soruşturma açılması taleplerinin defalarca görmezlikten gelindiğini söylediklerini belirtti.

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Guardian, avukatların Dink cinayetine ilişkin soruşturmada “çok sayıda usulsüzlüğe” dikkat çektiklerini belirterek “Avukatlar ve insan hakları grupları, mahkemenin, organize suç olasılığını tümüyle dışlayan kararı nedeniyle şoke oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle ise, mahkeme kararının Türk kamuoyunda şok yarattığına dikkati çektiği haberinde, Dink’in ise dahil adil bir Türkiye hayali kurduğuna vurgu yaptı.

Fransa’nın büyük gazetelerinden Le Figaro da, “İstanbul mahkemesi, örgütlü suç tezini benimsemeyerek kurbanın yakınlarını öfkelendirdi” ifadesini kullandı.

Türk medyasının büyük çoğunluğu, gazetelerin çok farklı eğilimlerine rağmen neredeyse, ortak ve büyük tepki ile çıktı.

En cesur manşetlerden birini atan Milliyet “Hrant düştüğü yerde kaldı” diyerek karardan duyduğu büyük hayal kırıklığını gösterdi.

Cumhuriyet ise “Bu dava böyle bitmez” ve “5 yıl sonra alay eder gibi karar” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Diğer bazı gazetelerin manşetleri ise şöyle:

Taraf: Beyaz bereli devlet

Zaman: Mahkeme örgütü görmedi

Yeni Şafak: Örgüt yok, tamamen tesadüf

Radikal: Örgüt ‘Hayal’miş

Posta: bizimle dalga geçiyorlar

Hürriyet: Dink’i örgüt öldürtmemiş

Habertürk: Örgüt hayal oldu

Sabah: Sadece Hayal’e ağır müebbet

Vatan: O örtü kalkmadı

 

Yıllarca yazmakta olduğmuz cumleler ve makaleler hiç bir fayda gatirmedi…

Burada altını çizmek gerakir; Türkiye’de öldürülen gazetecilerin sayısını Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 62, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ise 67 olarak verirken, her iki listede de Hrant Dink’ten başka bir Ermeni gazetecinin adı yer almıyor. Oysa Türkiye’de öldürülen Ermeni gazeteci sayısı tahminlerin çok üzerinde…

1915’te öldürülen Ermeni gazetecilere baktığımızda, dönemin Ermenice basının en önemli simalarına rastlıyoruz.

Rupen Zartaryan, Yervant Sırmakeşhanlıyan (Yeruhan), Diran Kelekyan, Krikor Zohrab, Ardaşes Harutyunyan, Taniel Varujan, Rupen Sevag (Çilingiryan), Dikran Çögüryan, Keğam Parseğyan, Hovhannes Harutyunyan (Tılgadıntsi), Melkon Gürciyan gibi isimler, çok sayıda gazete çıkarmanın, oralarda editörlük, yazarlık, başyazarlık yapmanın yanısıra, Ermenice edebiyatın en önemli eserlerini vermiş, düzyazı ve şiirde dönemin nabzını tutmuş büyük isimlerdi.

Öldürülen gazeteciler listesine eklenebilecek başka pek çok isim var, ve hiç birinin de davası maalesef yapılmadı…

1915’te öldürülmüş tam 88 Ermeni gazeteci-yazarın isimlerinin sonuncusu ise Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’dir.

Ancak bilinmelidir ki, Hrant Dink cinayetinde verilen karar toplum vicdanında derin bir yara açmakla kalmamış; 95 yıldır Türkiye hükümetinin, sistemin tüm çirkefiyle uyumlu hale geldiğini bir kez daha tescil etmiştir.

Sonuç olarak; Gazeteci Hrant Dink, öldürülüşünün 5. yılında ve Mahkeme kararını protesto eden on binlerce kişi, 19 Ocak 2012 tarihinde Taksim Meydanı’ndan Agos gazetesine doğru ‘bu dava böyle bitmesin’ diye yürüdü.

Taksim Meydanı’nda toplanan ve yürüyüşe geçen grup ellerinde Türkçe ve Ermenice olarak ‘Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz’ pankart ve dövizleri taşıdı.

Nitekim, görünmektedir ki her yıl Türkiye’deki Ermeni vatandaşlar için 19 Ocak, 24 Nisan olmaktadır!

 

Faktör 301

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.